12 Oca 2012

Ali Ural / Keskin Nişancı ve Geyik

...
biz başka bir masalın perdesini aralayalım soğukkanlılıkla. Masalın kahramanı Chris Kyle. Babasına borçlu kahramanlığını. Masalının başında onu anıyor bu yüzden: "Çocukken babamla geyik avına çıkıyorduk. Nişan almayı ve hedefimi isabetle vurabilmeyi babamdan öğrendim..." Chris Kyle bir keskin nişancı. ABD'nin Irak'ı işgali süresince 255 kişiyi öldürdüğünü yazıyor "American Sniper" adlı kitabında. Keskin gözlerini saklıyor kara gözlükleri. Ellerinde parmak uçlarını açıkta bırakan savaş eldivenleri. Ağırlığını sağ ayağı üzerine verip dizini hafifçe kırmış. Tüfeğinin namlusu yeri gözlüyor. Zoraki bir tebessüm çırpınıyor yüzünde. Kitapta yalnız fotoğrafları değil, kahramanlık öyküleri de yer alıyor keskin nişancının. Tetiğe dokunurken en küçük bir tereddüt duymuyor. Kendi ifadesiyle, gözünü kırpmadan yok ediyor direnişçileri. Sadece Felluce'de 40 kişiyi avlamış.


Direnişin kalesi sayılan Ramadi'de görev yaptığı için "Ramadi Şeytanı" diyorlar ona. "Şeytan" lakabı rahatsız etmiyor onu. Zira şeytan "Kurnaz" ve "iş bitiren" anlamına geliyor. ABD tarihinin en çok insan öldüren keskin nişancısı olarak tarihe geçiyor Chris Kyle. Kitabını tecrübelerini insanlıkla paylaşmak amacıyla kaleme alıyor. Kararlarında bir türlü isabet edemeyen insanların bu hayattan alacakları dersler var. Bir kere kilitleneceksin hedefe. Avının uzakta oluşu seni yıldırmayacak. Efsanevi nişancı meşhur atışını nasıl yapıyor bak. 920 metre uzaktaki Iraklı bir geyik gibi yürüyor ağır ağır. Bir geyik gibi sağa sola bakınıyor. "Hadi oğlum, kaçırma avını!" diye bağırıyor Kyle'nin babası. Av uzak olsa da tetik yakın. Geyik böğürerek yuvarlanıyor yere, geyik gökyüzüne bakıyor can çekişirken.


Gözümü kırpmadan öldürdüm 255 kişiyi dediğine bakmayın. Bir kere tereddüt etmiş. "Yalnızca bir defa" diyerek, özür beyan etse de, bir tereddüt anı yaşamış Kyle. Hafızasından kazıyamadığı bir resim var. Bir kadın, bir geyik gibi bakıyor kendisine. Kapkara gözlerini üzerine dikmiş. Bir terörist olabilir mi? Hayır, silahlı değil. Fakat neden kapkara gözlerini çakıyor göğsüne. Dürbünün çarpıları gibi dolanıyor üzerinde gözler. "Oğlum, bırak gitsin geyik. Yavrusu var!" Fakat neden iki kara böcek gibi dolaşıyor yüzünde gözleri. "Yalnızca bir defa bir kadını öldürürken tereddüt ettim," diyor keskin nişancı kitabında. Kahramanlığına gölge düşürecek bir şey değil bu. "Yalnızca bir defa..."
Reşat Nuri'nin lalası Şakir Ağa'nın kitabında yavrusunu emziren geyiği öldürmek yok. Masalı dinleyen çocuklar gözyaşları içinde taşın üzerinde göğe doğru yükselen geyiğe ve kardeşlerine bakıyorlar.

http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazarno=1167

Hiç yorum yok: