24 Oca 2013

ZM / Birgün Bayma Hanımefendi'ye


Mediha Şen Sancakoğlu'ndan geliyor;
"Aydın bir türk kadınıyım(!), aydın bir türk kadınıyım.."
Siyasetle alakalı bir bölüm okumama rağmen ne siyasi bir yazı(!) yazdım, ne de ateşli salonlarda fikirler bağırdım şimdiye kadar. Belki de tarafgiri olacak kadar benimseyemedim hiçbir fikri. Ama öyle şeyler yaşıyoruz, öyle şeyler duyuyoruz ki apolitik kalamıyoruz, kalamıyorum. Hayır, mümkün değil. Hayır, bu kadar tehlikeli cümlelerin olduğu bir dünyada apolitik kalamaz hiç kimse. Kalmamalı. Tepkisel olmak zorundayız bazen, bir iddiamız ve idealize edip savunduğumuz bir politik görüşümüz olmasa da. Savunduğum, ben de bunlardanım dediğim bir oluşum yok belki bu kadar yanlışın topaklandığı bir dünya sistemine alternatif olarak ama "yanlış!" dediklerim var, “durunuz bir dakika!” dediklerim var ve belki de kümelenmeliyiz bir şekilde bu abes cümlelere tepki duyan insanlar olarak diye umduklarım var.
'Kürt milliyetçiliğini bana ilericilik ve bağımsızcılık diye yutturamazsınız. AKP ve BDP işbirliğinin yaptığı şey, tektir. Türkiye'de Kürt sorunu yoktur, Türkiye'de siz sorunu Türk sorunu yaptınız. Türk ulusuyla Kürt milliyeti eşit olamaz. Bundan sonra biz savunmadayız, bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız'
Şaka mı bu? Şu dimağa sahip bir ‘yapı’ milletvekili mi şimdi? Aman tanrım. Kanımın herhangi bir yerinde kürtlük yok zannediyorum, belki de gavurluk(!) vardır ama şu cümleye sakin kalabilmek mümkün değil. “Türk ulusu” deyiniz, en ateşli nutuklardan fırlama, övünür gibi bir üslupla Türk ulusu deyiniz, sonra da iğrenir gibi Kürt milliyeti deyiniz. Hayır diyemezsiniz! Durunuz! Haddinizi biliniz! Kendinize geliniz!
Nefret etmiyorum. İlk etapta nefretim yok kimseye. Ama nefret edenlerden, nedensiz nefret edenlerden ölesiye nefret ediyorum. Tiksiniyorum zerrelerimle. Siz kimsiniz? Siz kimsiniz Allah aşkına ki üstünlük kaideleri belirleyip ucuzcu kafatasçı dimağınızla da, eşit değilim diyorsunuz, yıllarca millet adlarını dahi hakaret olarak kullandığınız koca bir milleti aşağılama arzunuzla. Kaba saba, konuşmayı, düşünmeyi bilmez, kirli, aptal hani nerdeyse en kötü sıfatları toplayıp adına Kürt deyip ötelere çöp gibi attığınız bir millete.
Kanımın bir damlasında kürtlük yok zannediyorum. Belki gavurluk(!) vardır. Ama sorun değil, hiç sorun değil. Kürt de olabilirim. Olabilirdim. Doğabilirdim. Belki de bu yüzden tüm hücrelerimle, içimdeki en haklı öfkemle koca bir yüzyıldır aşağılanan bu halkın –da- haklarına kavuşmasını istiyorum. Bunun ne PKK ile ilgisi var, ne Kürt milliyetçiliğiyle, ne de övünür üsluplu, ucuzcu nutuk cümlelerine körü körüne karşıtlıkla.
Irkı Kürt olan insanlar, böyle doğan insanlar; adınız var, diliniz var. Siz varsınız. Ve varsanız, var olmaya hakkı olan her şey gibi haklarınız da olmalı.

*

“Arap’ın Acem'e, [Arap olmayana] Acem’in Arap’a üstünlüğü olmadığı gibi, kırmızının karaya, karanın kırmızıya üstünlüğü yoktur. Hiçbir milletin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takva iledir.”
Hz. Muhammed, 632.
“Yaşasın halkların kardeşliği!”

Deniz Gezmiş, 1972.
Yaşasın zıtların uyumu. Yaşasın Sosyal Adalet.

Hiç yorum yok: