31 Ara 2013

Ego

Son gülenin ben olacağını biliyordum. O kaka lafı iade edip, iade-i itibarımı alacağımı da.

Her şey yıllar önce söylenmiş ve gönülcüğümü inciten o sözle başladı.

"Sende öyle bir ego var ki on kişiye yeter."

*

Ayrılma vaktimiz geldi ve şimdi kalkmaya hazırlanmamız gerekiyor. Bineceği yeri konuşuyoruz ve önce gayri ihtiyarı sonra ince bir tebessüm eşliğinde şu soruyu soruyorum:

-"Egon var mı? Bende var mı bilmiyorum ama benden basarız." Bu cümlenin akabinde, işte bu cümlenin akabinde ayağıma kadar gelmiş topu doksana atıyorum sadece.

"A doğru ya. Bende on kişiye yetecek kadar vardı."

*

-buna da sitem etmeyiniz efendim, niyetim kötü değil, şenlik olsun diye yazdım.-

27 Ara 2013

Batırmak.

ben yürümeye başlayınca, denizler üstünde
karalarda koşanlar, durup bana baktılar
ben de gittim
sığınacağım adaları birer birer batırdım.

*

Özdemir Asaf / Macera

20 Ara 2013

Yağar Gibi



Annie Lennox / Don't Let It Bring You Down.

*

Çaldığı sahne yüzünden belki, tınısı o kadar kırmızı ki. Sözlerini anlamasaydım aşk şarkısı olduğuna bahse de girebilirdim ama değil.

Çünkü benim için 'yağmur yağar gibi şarkı'. Diğer arkadaşlarıyla da beraber yağmur yağarken dinlenebilecek en iyi şarkılardan biri.

6 Ara 2013

Kpssa

Buraya geldim, buraya geldim ki kendimi unutayım, derdimi yazmakla meşgul olayım da unutayım; geldim ki yazayım, ruhumu yazayım, selaletimi yazayım.

Yazamıyorum, yazamıyorum. Bazen tuğyan ediyorum, içimdeki ateşi, "kariin-i kiram" denilen bir sürü lakaydan-ı kiram hazeratına ihsas etmek için bin türlü işkenceler arasında bin türlü işkencelerle ölmek... Bu da niçin?

Lakin ben bu sefalet arasında, bu açlık içinde nasıl, nasıl yazarım? Yazacağımı düşünürken sefaletimi düşünüyorum. Hayır, yazmayacağım ve yazmadan öleceğim; onun için defter-i eş'arımı kapayıp bu defteri, bu defter-i siyah'ı sefaletimi açtım.

Ah ne kadar ağlamak istiyorum, öyle geliyor ki bir kere ağlayabilsem o kadar ağlayacağım ki hayatımın bütün ileriki acılarının bile şimdiden tesellisini bulacağım. ... Ah bir ağlayıversem... Zannediyorum ki ağlayabilsem kırlara yağmurlardan sonra gelen taravet gibi bir tazelik hissedeceğim.


Mehmet Rauf / Siyah İnciler, İnfial 253-255

Sun

yüzümüze mutsuzluğu maske edene şükr olsun.
gözleri mezar gibi odalarda karartana hamd olsun.
-kız çocuk, ürkek, beyaz tavşan surat-
-günahsızlık kibri'nden-
bedeni azad eden kuştan öpücüklere aşk olsun.

-ben istemezdim hiç, ben hiç istemedim-
hepinizle dövüşebilsem keşke.

ruhta alev alan intikama and olsun.
yakacağım, yakacağım, kahrolsun.

muhteris'i Müntekim eden'e and olsun.