Kasım 02, 2026

3. Kitabım Eleştirel Feminizm Çıktı*


3. kitabım Eleştirel Feminizm çıktı... 

Tuhaf, mahzun ve tutkulu bir sadakatle bu sanal alemde en eski ve yalnız sokağıma döndüm. Buradayım. 19 yaşında, tek bir okurum, takipçim bile yokken yazdığım, bu sanal aleme işaret bıraktığım yere döndüm. Kendimi en ait hissettiğim buraya Ruh Müzem'e döndüm.

Eleştirel Feminizm'i onlara ithaf ediyorum:

"Gül Ece'ye,
Kız çocuklarına, bütün kadınların kız çocukluklarına.
Bu ülkenin kendi hayatını seçememiş cefakâr kadınlarına.
Filistinli, Doğu Türkistanlı, dünyanın bir yerinde zulme uğrayan bütün kadınlara.
Ve kendisi olmaya cesaret edemeyen, içine açamamış bütün yaşam çekingenlerine."


Ve küçük kızım Gül Ece'ye... 
























Feminizm… Bu çağın en çok telaffuz edilen fakat en az anlaşılan kavramlarından biri. Feminizm en popülerleştiği bu zamanda en parçalı ve karmaşık haline geldi. Kimi için kadının özgürlük mücadelesinin adı, kimi için ideolojik bir kimlik, kimi içinse erkek düşmanlığına indirgenen bir etiket. Peki feminizm gerçekten nedir? Daha da önemlisi bugün kadınları anlamak için hâlâ yeterli bir çerçeve sunabiliyor mu?

“Artık bütün kadınlar diye konuşamayacağımız bir dönemdeyiz.”

— Julia Kristeva

Feminist düşünce, kadınların tarih boyunca görünürlük kazanmasında ve hak mücadelesinde önemli bir rol oynarken zamanla sayısız yaklaşım ve alt kurama ayrıştı. Liberal, Marksist, Radikal, Postmodern, Queer ya da İslami feminizm… Her biri feminizmin en ideal biçimini inşa etmeye çalıştı ancak hiçbiri kadınların tamamını temsil etmeyi başaramadı. Ve nihayetinde sloganlaşan "kızkardeşlik" söylemi ile "erkek düşmanlığı" arasında sıkışıp kaldı.

Eleştirel Feminizm; feminist düşüncenin tarihsel serüvenini ve kuramın kendi içinde yaşadığı kimlik krizini ele alıyor. Feminist literatüre eleştirel fakat yapıcı bir perspektifle yaklaşırken kadın deneyimini tek bir ideolojik kalıba indirgemeden; sloganların konforuna sığınan kitle feminizmini ve zamanla politik bir vitrine dönüşen dayanışma biçimlerini sorguluyor.

Akademik araştırmayla kişisel sorgulamayı buluşturan bu kitap; dijital platformların ürettiği yeni sömürü biçimlerinden güzelliğin sentetikleşmesine, sahte kızkardeşlik söyleminden modern çağın görünmeyen esaretlerine kadar kadınlığın 21. yüzyıldaki dönüşümünü tartışmaya açıyor. Eleştirel Feminizm, pazarın, medyanın ve ideolojik kamplaşmaların gürültüsünden uzaklaşanları yeniden düşünmeye çağırıyor. Yalnızca kadınları değil; erkekleri, kadın meselesi ve çağın ürettiği yeni kimlik buhranları üzerine düşünmek isteyen herkesi.

https://www.kitapyurdu.com/kitap/elestirel-feminizm-feminizmin-oz-elestirisi-estetik-somuru/772638.html?publisher_id=10486


Teşekkür*

Son olarak; Emniyet Genel Müdürlüğü’nde yoğun bir mesaide çalışan bir komiserken meşakkatli şartlarda kaleme aldığım ve “Feminist Kuramlarda Kadın Kimliği ve Kendilik Feminizmi” ismini taşıyan yüksek lisans tezimden derlenen bu kitabın ortaya çıkmasında emeği geçen herkese şükranlarımı sunarım. Küçük bir kızken lise eğitimine devam edemeyen ve yaşam öyküsüyle bu kitabın temel motivasyon kaynaklarından biri olan annem Rahime Merdan’a, hakkında çok az şey bilsem de varlığına merakla çekildiğim büyük büyük dedem Osman Efendi’ye, akademik ve editör yal dokunuşlarıyla kitaba önemli katkısı olan eşim Dr. Alperen Karapınar’a, yüksek lisans tez jürimde yer alan danışman hocam Prof. Dr. Hasan Yücel Başdemir’e, Doç. Dr. Şenay Eray Sarıtaş’a ve Doç. Dr. Tuba Nur Dönmez Umut’a değerli destekleri için içtenlikle teşekkür ederim.



















Hiç yorum yok: