Gör'ülmelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Gör'ülmelik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ocak 30, 2022
Kasım 05, 2020
Kendinin Kâşifi
Heraklitos... Rafael'in meşhur tablosu Atina Okulu'nda, o kayıtsız kendiliğinde, hüzünlü huzursuzluğuyla, tek başına yazan kişi.
Fragmanlar'ında ne olmak hırsı, ne bulmak hevesi taşımadan ve yalnız kendinin kâşifi olarak yazmıştı:
"Kendimi aradım"
Mayıs 23, 2020
Henriette Çıkmazı*
Bazı roman karakterleriyle tuhaf bir bağım var. Balzac üzerine bana kendini yazdıran yazıyla -henüz yazdığım- bir kez daha emin oldum ki o karakterlerin ilki Henriette. Şu sosyal medya karadeliğine dahi ne kadar çok düşürmüşüm adını:
Eski bir parfüm gibidir bazı roman karakterleri… Tesiri yüksek bir kokunun yaptığı zalimlikleri yaparlar her hatırlandıklarında. Ki koku, zamanlar arasında yolculuğun en kestirme ve büyülü yolu değil midir? An’ı saklamanın diğer bir yoludur o. Üstelik an'ı ve anıyı bir fotoğraftan dahi iyi saklar. Mutsuz da olsa, acı da olsa, bir an’ı, bir zaman dilimini sonsuz’a kadar saklar. Fotoğraf yalnızca görüntüsünü verir an'ın. Bir sandık, bir şişe, açılan bir kapak ve koku... Ve o kokuyu ilk kez aldığı zamanda insan.
Lise zamanları. Kendi kendine alınan zambaklar. Sayfaları ilk ve tek kez ıslanan kitap. Ve Vadideki Zambak’ın Henriette'si. Henriette'm.
*
Bunlar da Vadideki Zambak'ın(Le Lys Dans la Vallée) Fransızca bir baskısından bazı çizimler. Çizginin dili bile güzel bazen:
![]() |
| Bu da 1970 tarihli uyarlaması... |
Haziran 10, 2019
Spinoza'nın Hay Bin Yakzan'ı*
Mehmet Bayrakdar'ın Hayy Bin Yakzân’ın Çevirmeni Olarak Spinoza makalesinden; bit.ly/2I6I5ov
Spinoza'nın İbn Tufeyl, Hay Bin Yakzan Çevirisinin Kapakları;
Spinoza'nın İbn Tufeyl, Hay Bin Yakzan Çevirisinin Kapakları;
Mart 29, 2019
Bağışlamak Bağışlanmanın Bahşedilişidir Ruhumuza
![]() |
| Jeanie Tomanet / Awkward Silence |
'Güzel hatırlayışın şifâsı' diye bir şey var. Bakışın kısıldığı, kalbin arka yollarına zehirin hücum ettiği anlarda var gücü ile taarruza geçiyor. Art niyete teessüf, kalbe teneffüs ediyor.
Acımanın değil, merhametin değil, yalnızca şefkatin bahşedebildiği bazı güzellikler var. Şefkat, her şeye yakıştığı gibi akla da çok yakışıyor. Aklına yavaş yavaş şefkat vurmaya başlayanları gördüğümde her şeye rağmen bağışlıyorum.
Fakat 'bağışlamanın kibri'nden münezzeh bir hâl bu. Bağış, yüce gönüllülerin bahşişi değildir. Bağışlamalıyız çünkü ancak bağışlayarak bağışlanmaya layık olabiliriz. Bağışlamak; bağışlanmanın bahşedilişidir ruhumuza.
Şubat 14, 2019
Osmanlı'da Kadın Dergileri*
1886 yılında yayımlanan, Osmanlı'nın ilk kadın dergisi olan, sahibi ve tüm yazarlarının kadın olduğu ilk dergi Şükufezar'ın Arife Hanım tarafından yayınlanmış derginin açılış yazısı şöyle açılıyor:
“Biz ki saçı uzun aklı kısa, diye erkeklerin hande-i istihzasına hedef olmuş bir taifeyiz. Aksini ispat etmeye çalışacağız. Erkekliği kadınlığa, kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek, şah-rah-i sa’y-u amelde (çalışmanın doğru yolunda) payendaz-ı sebat (ayak direten) olacağız."
O dönemde faaliyet göstermiş diğer kadın dergilerinden bazı sayfalar;


“Biz ki saçı uzun aklı kısa, diye erkeklerin hande-i istihzasına hedef olmuş bir taifeyiz. Aksini ispat etmeye çalışacağız. Erkekliği kadınlığa, kadınlığı erkekliğe tercih etmeyerek, şah-rah-i sa’y-u amelde (çalışmanın doğru yolunda) payendaz-ı sebat (ayak direten) olacağız."
O dönemde faaliyet göstermiş diğer kadın dergilerinden bazı sayfalar;
![]() |
| Arife Hanım ve Şükufezar Ekibi |


Ağustos 31, 2018
.: Yalnızca Benim :.
Dorian Karolak'ın her zerresi sahiplenen parmak dokunuşlarıyla çizilen bu tablosu temasına bu kadar mı yakışır?
Nisan 03, 2018
.: Silsile :.
![]() |
| Nezihe Araz, Safiye Erol, Sâmiha Ayverdi, Sofi Huri. |
Geçen akşam; "tanrım, insana bahşettiğin kalemden sonra en güzel hediye; eli kalem tutan eş, dost, sevgili sanırım. İnsana harflerle nasıl kucaklaşılır onu da gösteriyorlar." demiştim.
Devam etti.
Sabaha D'nin hediyesi bu fotoğrafla başladım. Siyah beyazdı ama içime öylesine parlak bir varlık neşesi verdi ki, huyum olmadığı halde sabaha gülümseyerek başladım.
Devam etti.
İş yolunda rüzgarla yürürken, gökyüzü hala yüzümde kalmış tebessümü görmüş ve lütfetmiş olacak ki; gözümün içine güneşi doğurup başımın üzerinden üç dört tane kuş geçirdi.
Devam etsin...
Mart 28, 2018
Mart 09, 2018
Şubat 21, 2018
Varlık Estetizmi
Öylesine güçlü ve çarpıcı bir tesir bırakmış ki Fransız Fotografçı Ludovic Florent, nüdizm silik bir araca dönüşmüş. Ve harika bir varlık estetizmi çıkmış.
Fotograflar;
*
"Çıplaklık yüksek sanatta örtünün yerini alır. Perdenin. Ham ervah bedene bakar, iffet ehli o bedenin remzettiği ruha. Fihi-ma-fihin anlamı budur. İçindekinin içindeki. Çıplak bir kadına bakmakla çıplak bir kadın resmine bakmak aynı şey değildir. Güzellik hakikati örten şeffaf şalın adı. Işıltı ışıldıyanı saklar."
Dücane Cündioğlu
Şubat 16, 2018
Ocak 22, 2018
.: Bûse-i Can :.
Aralık 07, 2017
Kasım 01, 2017
.: bir manzara olduğundan habersiz duruşun :.
"Bir manzara olduğundan habersiz duruşun" gibiydi. Bugün bir roman kahramanına 'mülhim' olduğunu mahcup bir hâlle alelâde bir duyuru gibi geçiştiren güzel dostum.
Ekim 23, 2017
Suya Düşen Kitaplar*
Makalat'a başlayalı kısa bir süre olmuştu ki, nasıl olduğunu dahi idrak edemeden kitabın yarısından fazlasına su döküldüğünü fark ettim. Kurutmam 2-3 günümü buldu. Buruşmuş sayfalarını muhatabıma göstermiştim ki bana benim de aklıma ilk gelen şeyi söyledi.
Şems'in Mevlana'nın kitaplarını suya attığı bahsi:
"Şems, önce Mevlâna'yı mütalâadan, kitaplarından sıyırmıştı. Derler ki, bir gün medresedeki havuzun başına oturmuş, Mevlâna'nın kitaplarını birer birer suya atmaya başlamıştı. Bu sırada Mevlâna içeri girivermişti. Baktı ki. yıllarca göz nuru döktüğü kitapları birer birer havuza atılmış, havuz mürekkep deryası haline gelmişti. Bu kitapların arasında Belh'ten göçtükleri sırada. Nişapur'da Feriddün-i Attar'ın hediye ettiği "Esrarnâme" adlı eseri de vardı. Şöyle ki: Sulan'ül Ulema Bahaedin Veled, beraberinde henüz çocuk yaşında olan oğlu Mevlâna Celâleddin ve ailesi olduğu halde, Belh'ten göçerlerken Nişapur'da konaklamışlar,burada devrin büyük mutasavvıflarından Feridüddin-i Attar'la görüşmüşlerdi. Feriddüddin-i Attar. küçük Mevlâna'nın zekâ ve bilgisine hayran olmuş. "Esrarnâme" adlı eserinden bir nüsha hediye etmişti. Mevlâna. bu eseri defalarca okumuştu. Şems'in onu da havuzdaki suya atmasına gönlü razı olmadı. Şems bunu hisseder hissetmez, elini havuza daldırmış:
— Al istediğin kitap bu kitap değil mi? diye Mevlâna'ya uzatmıştı.
Hayret. Esrarnâme tozuyla duruyordu. Sanki bir havuz dolusu su içinden değil de, kütüphane rafından alınmıştı. Şems:
— Aşk ilmi medresede öğrenilmez, diyor, Mevlâna'yı okumaktan menediyordu. Hattâ babası Baha Veled'in "Maârifini bile okumasına müsaade etmiyordu.
Hele Mevlâna'nın çok sevdiği Mütenebbi Divânı'na kızıyordu."
Alıntı;
Ekim 16, 2017
Eylül 26, 2017
.: Rüzgar Ruhlu Mermerler :.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)













































