28 Oca 2012

ZM / Nefsle Yapılan Gevezelikler

Kurulu bir düzene doğuyor milyarlarca insan. Keşke tek doğsak. Hür doğsak. Doğuştan getirdiğimiz her şey algılamamızı güçleştiriyor. Zaman kaybettiriyor. Öyle çok meşgale, öyle çok icat var ki, hepsi asıl soruları sormayı geciktiren gündemler oluyor.

***

Bir bebek.

Uyuyacak. Büyüyecek. Tıpış tıpış yürüyecek. Okula gidecek. Karneleri beş getirecek. Öss ye girecek. Üniversiteye gidecek. Ortamlara akacak. Aşık olacak. İşe girecek. Evlenecek. Bir türlü soramadığı, soru sormanın aklına bile gelmediği soruların, sorunların içine, içinde, çocuk dünyaya getirecek.
Sürüp gidecek, süre gidecek.

***

Doğayla tek kalsa her insan. Herkesin tek başına yürüyüş yaptığı yollar, vadiler, duraklar olsa.

***

Off.

***

“Bütün bir kâinat muşamba dekor
Bütün bir insanlık yalana teslim.”
Necip Fazıl

Belki de haklı Necip Fazıl, belki de herkes kendi dışında her şeyin dekor olduğu bir oyunda.

***

ne seyircisiz, ne alkışsız, ne münzevi benim oyunum.
Tek başıma hüküm sürdüğüm krallığımın senaryosu elimde, aynaya bakarak ettiğim repliklerimle ne aciz, ne bariz benim oyunum.
“benden ısrarla nefsimi ıslah etmemi istediler
  nerde bende o göz
...
vazgeçer miyim ömrümü adadığım diktatörlükten
olacak şey mi bu hiç olur mu?”

İsmet Özel

***

Kendi nefsine dertlenen, kendi nefsine söylenen bir zibilim en fazla.
Farkına vardığım tek şey, hiç’e yaklaştığım. Çünkü öyle çok, öyle bok ki her şey.  
Hazımsızlık dışında hiç’ten yolumu dönürecek bir meşgale yok şimdilik.

***

“Cehennem başkalarıdır”
Sartre

Başkaları, başkaları. Off başkaları.

Kral olma düşü kuran, bir keresinde kurmuş olanın kaderinde savaşmak vardır.
Ama bak her yer küçücük krallıklarla dolu. Mini minicik devletciklerle.  Onlardan biri, içlerinden biri olacaksın en fazla.
En olmadıktan sonra, eşsiz olmadıktan sonra savaşmanın ne anlamı var? Kazanmak en olmak için çünkü. Krallık en için, eşsiz için çünkü.

O zaman bırakıyorum. Bırakmalıyım. Bıraksam artık!

***

Kendime attığım nutukta bile başkalarının imzası var.
Baksana, bıraksana artık.

***

2012, Ocak

Hiç yorum yok: