15 Şub 2017

.: Müphem, Mülhem ve Muhayyel :.

Anne Magill.

































Kadın ufka ve özgürlüğe dik, zarif ve özgüvenle baka dururken adamın omzunun çöktüğü o arka bakış var ya.
Aşk orada işte.

7 Şub 2017

Mülhem

"Ölümsüzler ölümlü, ölümlüler ölümsüz. Biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür."

Herakleitos /Fragmanlar 

ve

"Ben birinin rüyasına dalıyorum, biri bana uyuyor, ona da başka biri...
Herkes birbirinin ruhundan habersiz..."

Enki'den mülhem;
burada;

*


Ben birinin hayatına doğuyorum, biri bana ölüyor, ona da başka biri... 
Herkes birbirinin cânından habersiz...

Ben birinin cânına kast ediyorum, biri beni öldürüyor, onu da başka biri...
Herkes birbirinin ölüsünden habersiz.
Ben cânıma kast ediyorum, cânım Cânânımı katlediyor, canım Cânânımı...
Ben Cânânımın cânından habersizim.

6 Şub 2017

.: Ruh Dinginliği Üzerine :.

Seneca'nın "Ruh Dinginliği Üzerine" olan metnini okuyorum.
Caligrafi bile enfes duruyor...




































Zeyl: Pythagorasçılık: Et yemeyen, ruhun ölümsüzlüğüne inanan eski Roma öğretisi. 

18 Oca 2017

Ruh Gezintisi



Bu sefer tam olarak böyle.
Yalnız değil tek.
Aşk'la.

12 Oca 2017

Nazire

"Bazı acılar nakşidir gizli çekilir
Seni beklerken öğrendim"

Said Yavuz 

*

Zikir gibi çekeceğim;
Kahrını.

1 zikir gibi çekeceğim
Kahhâr'ını.

Lütfun da kahr, Kahhâr'ın da.

3 Oca 2017

Rindlerin Ölümü*

Yahya Kemal Beyatlı / Rindlerin Ölümü
http://www.siir.gen.tr/siir/y/yahya_kemal_beyatli/rindlerin_olumu.htm




















Sonunu bildiğim hataları, günâhları, zaafları akışa bırakmayı özgürlük, cesaret, cüretkârlık olarak güzellememeye akl-ı selim diyorum artık.

*

Ruhu ne kadar ıssız, arsız ve kayıtsız bıraktın ki,
ondan hata, günâh ve zaaflarla bedel,
pişmanlık, azap ve utancı söküp aldın Khoda?

Sana ne cürüm işledim de, o cürüme karşılık düşen ruh yükünü: azabı bile söküp aldın sinemden?

*

İstememeyi istemiyorum.
İstemeyi de istemiyorum.
İstemeden yaptıklarıma,
Azap istiyorum.
Kayıtsızlığıma.
Arsızlığıma.
Issızlığıma.

İstemeden ama iradeyle yapılan günâhlar da günâh mı Khoda?
Daha mı günâh Khoda?
Yoksa en hakiki günâh; günâha kayıtsızlık mı Khoda?


*

Yüze Rahman eliyle tokat atan zatının izzetine,
Ruhtaki günâh irinini istifrayla, gözyaşıyla temizleyen Kuddüs'ün izzetine,
Hamd olsun.

*

Keşke!
Rindlerin Ölümü'nde, Hâfız'ın kabrinde kanayan rengiyle açan bir gül olsaydım...

.: Kierkegaard Okuma Duruşu :.


13 Ara 2016

Öz Konuşmaları

Ary Scheffer
Francesca da Rimini and Paolo Malatesta appraised by Dante and Virgil




















-Musavvir...

-Evet, suret yapan.

-Sıretlere münasip suretler yapan.

-Onu güzellikle yapan. Estetikle yapan. Bedaatle yapan.

-Kendi gibi yapan.

-“Zatıma mir’at edindim zatını / Bile yazdım adın ile adımı.” Özetlemiş mi?

-Güzellemiş.

*

-Bizim Yunus?

-Yunus gibi gelsem kaç kişi kanar bana? Susuzluğunun farkında değil ki insanlar.

-Yunus’un işi kandırmak değil. 

-Nedir Yunus’un işi?

-Yalın olan hakikati söylemek. Süslemeden. Sade.

-Sen hakikatle kanmaz mısın? Suya kandığın gibi?

-Hakikat’e kanılmaz. Hakikat’e teslim olunur. Ama doğru, hakikat’le teskin olunur. Suya kanar gibi.

-Seni teskin ediyor mu Yunus? Enim ateşimi artırıyor. Terimi döküyor.

-“Kalpler yalnız o’nu anmakla itminan olur.” Diğer tüm malayaniler insanı daha da acıktırıyor. Haz hep “daha” diyor. Oysa itminan olunca insan daha fazlasını istemiyor. 

-Haz duyanın nazı geçer. Allah’a.

-Vaz duyanın? Vaz 1 makamdır. Naz gibi. 

-Nadanı terk etmemişsin yaranı arzularsın.

-İstememeyi istemek. Matmazel Noralia diyor ya… “ben istememeyi istemekten başka ne arzu ederim?” işte bu; Vaz Makamı.

-Güzel diyor. Gel gör ki hayat o değil.

-Değil. Bu yüzden Keşfsever’im ya. Her yere gidip, hiçbir yerin insanı olmamak.

-Yahudiler gibi…

*

-Ben kılıcım. Zain. Keskin, önce ve zarif. Zeyl: ince.

-Ve süslü. Zeyl’i boş ver ben seni anlıyorum.

-Süslü değil zeyn’li. 

-Sen seni okuyana konuşuyorsun. Gözü sana takılana.

-Ben ruhumla konuşuyorum. Ruhumu duyana.

-Çığlık mı atıyor ruhun?

-Hayır. Bazen çok dingin. Bazen hınçlı. Bazen mahzun. Bazen kibr dolu.

-Sen çıktığın yerde yalnız kalmışsın. İnemiyorsun da.

-Benim Rapunzel saçlarım da yok. Kuyuda değil, tepede hapsoldum. 

-Sen uçmayı hemen öğrenip uçmuşsun. Şimdi konamıyorsun.

-Beni sadece gök kurtarabilir. Ya da gökten gelen 1 kurban.

-Kendimi görüyorum sende. Zatımı görüyorum. Eksikliklerimi görüyorum. Acılarımı. Ağlayışlarımı. Utançlarımı. Sessizliğimi. Bazen gürleyişimi.

-Ben köşeli yıldızları sevmem.

-Batanları da sevmezsin sen. Bilirim.

-Evet, İbrahim gibi.

-Bana kendini anlatma. Ben seni bilirim.

-İbrahim’i severim. İçimizdeki putları deviren İbrahim’i. 

-İbrahim… Bir kere rüyamda görmüştüm. Güzel adamdı.

-Ben hiç güzel rüya görmem. Zaten İbrahim de bana görünmez.

-Sen İbrahim gibisin. Sana görünce ne olur.

-Ben İsmail’im. Kurban bayramında doğdum.

*

-Müntekim. 

-Bu esmaları başına sıçratma.

-Neden?

-Bu halinden eser kalmaz. Sen olmaktan çıkarsın. Ne keşfin kalır ne inceliğin ne zarafetin. İstemeyi istemek gibi bir derdin yoksa varsın olmasın bunlar. Bu da senin hayatındır. Sen zarifsin. Kanatların da zarif. Pıtı pıtı uçuyorsun. Uyu. Uyu da kanatlan bakalım.

-“Uçurumları sevenin kanatları olmalı.”

*

-Senin gözlerine daldım.

-Ben köşeli yıldızları ve tez kızaran gülleri sevmem.

-Biliyorum neyi sevip sevmediğini.

-Ben bilinmek istemiyorum. Keşf edilmek istiyorum.

-Neyin gizli ki keşf edeyim? Ben senin ruhun duyuyorum. Sen beni duyuyor musun? Duyabiliyor musun?

-Ben yankımda yaşıyorum. Yankımda kayboldum. Gürültü var. Kendimi duyamıyorum. Yankımı da.

-Ne diyorsun gürültü içinde?

-Ağlıyorum.

-Ne için?

-Kayboldum.

-Ah benim güzelim.

-Ben kimsenin değilim. Kendimin de değilim. 

-O sürgüleri indir. Savaşmıyoruz.

-“Gözlerim nemli değil, gözlerim namlu”

-Gözlerini gördüm. Bana kendini anlatma.

-Karadelik görünmez ki.

-Karadelik değil gözlerin.

-Karadelik.

-Gözlerin gök. Gözlerin kubbe.

-Gözlerim mezar.

-Gözlerini severim ben. Ama ben kızarmam. Ben senin tetikteki elini de severim.

-Ben tez kızaran gülleri ve kolay sevenleri hiç sevmem.

-Ben bir tek seni sevmem. Ben tetikteki elini senden dolayı sevmem. Gözünü, ağzını senden dolayı mı severim? Ben kızarmadan severim. Ben yekünü severim.

-Ben egoist ve kıskanç Yehova gibi severim. Ben her güzele gönül verenleri de sevmem. Sevgisini sınamamış olanları. 

-Köşeli yıldızları sen mi yarattın?

-Benim tanrım Rahman ve Rahim. Benim hiçbir köşem yok. Ben tek köşeli yıldızım. 

-Sen sevmemişsin. Seversin sen de.

-Ben hiç âşık olmadım. Ben bir kez öleceğim. Tek bir kere. 

12 Ara 2016

Donuk Bakışın Sesi



(02:44 - 04:28) arası.

Yıllar sonra şık 1 mekânda birbirlerine,
önce kayıtsız,
sonra donuk,
en son belirsiz 1 acıyla bakan eski sevgililer rastı.

10 Kas 2016

Lost on You.



LP / Lost on You.

*

Zarif 1 düşmek'i,
Alalade 1 yürüyüşe yeğleyenler için.
Derin 1 mağlubiyeti,
Sığ 1 zafere yeğleyenler için.