24 Ağu 2014

Gözlerinden Başka Pencereleri Olmayan Kadınlar

Jean P. Sasson / Sultana
"Ağabeyim Ali'ye secde etmiştim. Onu tanrı sayıyordum. Olmadığını nereden bilebilirdim ki. Eğer ağabeyim tanrı değilse, neden ona tanrı gibi davranıyorlardı?"

"Kadınlarımız daha çok küçük yaşlarında karşı gelmektense, kurnazlıkla elde etmeyi öğrenirler."

"Ancak babam oğlunun bu başarısının annemden kaynaklanmadığına inanırdı, çünkü, çocukların zihinsel üstünlükleri ancak babalarına çekmiş olmakla açıklanırdı."

"Sara 2 yıl önce, adet gördüğünden bu yana peçe takmaya başlamıştı. Peçe onun kişiliğini ezmiş, ruhunu karartmıştı."

"Zafer nefret doğurur çünkü yenik düşen mutsuzdur!"

"Dayanamadım bu yüksek sesle, bu gerdanlığın bir celladın ilmeğinden farksız olduğunu söyledim."

"Kadın, erkeğine hizmet etmek, zevkini tatmin etmek ve ona çocuk doğurmak için yaratılmıştı."

"Ülkemde gazetelerin, bir erkeğin karısını ya da kızını "uygun davranış" iddiasıyla ölüm cezasına çarptırılmasıyla ilgili olayları övgüyle yazdıklarını çok görmüşümdür."

"...Ali'ye yeryüzündeki bütün kötülüklerin kadınlardan kaynaklandığını söylerdi."

"Yüzü peçeliydi ama ben onun yanaklarından yaşlar süzüldüğünü biliyordum."

"Bütün ama bütün erkeklerin aşağılık yaratıklar olduğu konusundaki ilk düşüncelerim pekişti."

"Babam bu yeni malından pek hoşnuttu, çünkü çocuk karısıyla kendi dairesine kapanarak, orada uzun saatler geçiriyordu."

"Muhammed'in bildirileri ondan sonra gelenler tarafından yanlış aktarılmış, çünkü Tanrı, dünya nüfusunun yarısını, bunca kedere layık görmüş olamaz."

"O da tıpkı Madeline gibi gündüzleri çalıştırılıp geceleri tecavüze uğruyordu."

"Benimle evlenirse dedim, başka karılar alamaz yoksa onları ilk fırsatta zehirleyeceğimi söyledim."

"Bir başka grup da, cinsellikten alabildiğine nefret ettiklerini, kocalarının onlara tecavüz ettikleri sırada gözlerini kapatıp bu işin bitmesini tiksinti ve nefretle beklediklerini anlatırlardı."

"Annemle aynı kuşaktan Suudi kadınları, eğer tek bir sözcükle tanımlanabilirlerse, bu ancak beklemek olabilir."

"Ömer'e göre kadın çok güzelmiş. Tam tanrının emirlerine karşı gelecek bir tipti demiş.

"Bütün amerikalı kadınların orospu olmadıklarını elbette biliyorum. Arkasında durup, üzerinde 'bu adam sizi küçümsüyor ve hor görüyor. eğer ona evet derseniz, sizi damgalayacak ve dünyaya orospu olarak tanıtacak' yazılı bir levha tutsam ne hoş olurdu dedim."
 
"Mesele ilkeldi. Sekiz yıldır evliydik, kendisine yeni cinsel birleşmelerin kapısını aralayacak bir pasaporta gereksinmesi vardı. Belli ki kocam aynı yemeği yemekten bıkmıştı, kendine damak tadına uygun yeni bir şölen arıyordu."

"Ne acıdır ki beni yarayalanların hepsi erkekti. Bunun sonucu olarak, karşı cinsten hiçkimseyi saygıya değer bulmuyordum."

"Bana kızını idam edince, aşırı dincilerin kendisiyle ailesini rahat bırakacaklarını düşünmüştü. Anlatırken gülüyordu. Şu an ağabeyimden ne kadar nefret ediyordum!"

"Gözlerim kendi kanımdan, canımdan en değerli varlığımın ardından bakarken, kocamla oğlum elele tutuşmuş, camiye bensiz giriyorlardı.

kendimi dünyada gelmiş geçmiş en yalnız kişi hissettim."

*


Sultana okuyucularına şu mesaj vermemi istedi: Onun geleneklere karşı çıkan ruhu bu kitabın sayfalarında isyan ediyor. Ama isyanı gizli kalmalı, çünkü o, yaşamın bütün davalarına karşı çıkacak güçte olmasına karşın, değerli çocuklarını kaybetmeyi hiçbir zaman göze alamayacak.

5 Ağu 2014

Kuple

"Ben bır denızım
Ben bır denızım
Kendı ıcımde tasan

Ben bır denızım
Ucsuz bucaksız
Kıyısız, hur bır denız.."


Ezgının Gunlugu / Kıyısız Denız