20 Eki 2017

Kibre Savunmalar: Kibrim Teferrüdümdür*

Caspar David Friedrich / Wanderer above the sea of fog, 1818.
I.

Sizin "kimlik" diye kendinizi var ettiğiniz şey; mensubu doğduğunuz toplumun & kültürün sizi dışkılamasından ibaret.
Kimliğini doğuştan ona 'verilenlerle' değil 'seçtikleriyle' inşaa edenlerde hakiki kimlik bilinci var. Diğerleri düz, ithal kimlik, prototip.
Tüm 1 varlık sermayesini 'doğuştan getirdiği ve seçme şansının olmadığı değerler'le kıymetlendirenlerin varlığına kibr göstermek meşrudur.

Irkla değil; milli kültürle,
Güzellikle değil; zarafetle,
Zekâyla değil; başarıyla,
Zenginlikle değil; nüfuzla,
Malumatla değil; kültürle.
Bu bilinçteki kibri gayet güzel çekerim. Ötekine her türlü tahkir müstehak.

II.

"Teferrüd: Kendi başına olma, bağımsız olma, yalnız olma, herkesten ayrılma." 
Kısaca; ikâmesizlik.

İltifat duyunca sevinen insan kadar ahmağı yok. Üzülmeli insan taltif duyunca hatta. Muhatabın 'ruh'u değil sıfatlarını gördüğünün kanıtı.
"Çok güzelsin. Çok zekisin. Vs."
Hakiki 1 ruhu bunlar okşayamaz ki...
Zatı değil sıfatları övüyor muhatap.
Güzelliği değil, kıyafeti yani.

Sizde öyle 1 şey bulmalı ki muhatap, yeryüzünde hiçbir insan o taltifi giyemeyecek olsun.
Hakiki taltif ruha yapılır. Sıfata değil...
Eşsizlik temennisi narsisizm değil.

Muhatabınızın alternatifi, ikâmesi olduğu anda, tüm bir varlık güzellemeniz anlamsız bir boşluğa dönüşüyor.
Kıskançlık zannediyorlar düşmüş yüzünüzü, sönmüş gözlerinizi. Göremiyorlar alternatifi, ikâmesi olan bir seçeneğe katlanamama hırsınızı.

III.

Nefs-i Emmâre... Asla doymayan nefs. Yani 1000. basamağa da çıksa, etrafındaki her şeye tepeden de baksa 1001. basamağa çıkmak isteyen nefs.
Hep huzursuz, hep muhteris.
Içi hevâdan patlamış.
Hep egoist. Hep çıkarcı.
Hedonist. Ahir zaman mahsulü.
Bu ve 1 dünyanın insanı.

Egoizm ve bireysellik aynı şey değil. Bunu en güzel Ayn Rand ayrımlar. Egoist mülkiyet kurmak ister, bireysel insan kendini gerçekleştirmek.

Bencil,
Bireysel,
Egoist,
Narsisist kelimeleri arasındaki o keskin farkı ayrımlayamadığınız için 'ben'i harcıyorsunuz.

Benliği derinlikten en yoksun olanı; bencildir. Bencil insanın kaba, yontulmamış ve 'incelik bilgisi'nden yoksun bir tezahürü vardır.

Sıkılma olasılığınızı 1 an olsun düşünmeden saatlerce 'küçük, aptal ve sığ' sorunlarından bahsederler. Öyle ki küçüktür 'kab'ı. Hemen dolar. Dinlerken yüzünüzde oluşan akıllı, nazik ve aşağılayıcı tebessümü dâhi idrâk edemeden. Anlatırlar. Anlatırlar. Anlatırlar.

Rumi'nin alegorisi bu bencil tipolojisi için muhteşemdir;
"Eşek sidiği birikintisi üzerinde kendini kaptan sanan sinek"

IV.

Hayatımda hiçbir zaman bana 'nasip edilen' sıfatlarla kibirlenmedim. Hemen her kulvarda vasatım. Hayatta kibr gösterdiğim tek şey: Ruhum.

Sizin 'kibr' diye bazı varlıklarda görüp nefret ettiğiniz şey; nasip edilen yüce bir hasletin idrakindeki bir varlık coşkusundan ibaret.


Zeyl:

"Temsil ettiği değerler namına izzet-i nefs izhar edenle mahza mevhum benliğine dayanarak tekebbür göstereni temyiz edebilmek de irfana dahil."

Asım Cüneyd Köksal

3 yorum:

*** dedi ki...

Tanımlamalarınız harika! Okurken dile bi türlü dile getiremediğim şeyleri fark edip hıh buydu işte dedim sıklıkla.

leyl dedi ki...

"İfrad/tefrid", çözülerek dağılmayı ifade eder. "Teferrüd" edilen şey "kibr" ise; çarmıh kalbe sunulan İsa nefesidir. Çarmıh mı kalbe, kalb mi çarmıha kalb/inkilap eder tartışılır? İnsan, çözülmeyi bekleyen bir soru iken; beşer, bu sorunun kirli cevabıdır.

"Kibr" ve "tekbir" aynı kökten gelen iki uc kelime.Biri karanlığa soyunurken; diğeri hep üryandır. Kibr, giydiği elbiseye göre kokar,güzelleşir ve endam gösterir.

Kaç kelime var anlamını bir ruh gibi taşır harflerinde? Kibir gibi... Kibrine çözülüyorsan ilmek ilmek işleyebileceğin sırların var. Bak hadi! kendi sırrından olanı kaç ilmek sonra çözebileceksin.

"Keşf" için ne neyi, kim kimi terk eder? Senin olan mı, senden olan mı terke hazır?

NOT: Yazdığım yorumları yayınlama lütfen... Sadece sen oku! Görünür olan her şey arsızlaşıyor. Kelimenin örtüsünü kaldırıp tenini incitmek istemem...

Keşfsever. dedi ki...

***;

Teşekkür ederim.

Ben de sizin blogunuzda gezindim şimdi. Bahçe ve sokakta yürüyor hissi veriyor. Güzeldi.