5 Nis 2018

VI - AZ

Roberto Ferri / Anima Mundi

-Bu resmin ana öğesi ne? Vurucu kısmını söyle bana. Kadının kanadı de, adamın koltuk altında giren mızrak de. Ne görüyorsun?

-Düşmek... Mızrak, kanat, meme ucu, ağaç kökleri değil. Uçmak için düşmek. 

-Bana somut bir şey söyle. Düşmek, uçmak değil.

-El. Kadının eli. Hem duruşunu konumluyor, hem adamın kalbine dokunuyor hem de kanatlarını işlevsiz kılıyor. 

-Bildin.

-O zaman bir soru da benden. Bana bu resmin öyküsünü anlat. 

-Kadının tanrısallaşmış olduğunu görüyor mazlum insanoğlu. Kadın öyledir. Sarar, sarmalar. Yükselir böylece. Yükselebildiği kadar.

-Her kadın değil.

-Kabı nisbetince. Çektiği acıdan güç alır. Onunla var olur kadın. İnsanoğulları. Bak, insankızı değil. O el de odur işte.

-Adam tamamen Adem. Bence kanatları sonradan çıktı. Bir oluş olarak. Başı yukarıda ve akış halinde. Yüzünde sessiz bir oluş var. İnsanlığından tanrı(lı)ğa uçacakmış gibi. 

-Dayandığı, denge kurduğu yer neresi? Elini koymasa delip geçip parçalayacak gibi.

-Elini koyduğu yer neresi? Adamın göğsü... Adamda mızrak var ama. Ava gelmiş gibi... 
Ama kadının kanatları var, avlayamadı.

1 yorum:

Çağan Dikenelli dedi ki...

Kadın, adamın aklı. Dünya zindanından kurtulmanın hazzını duyumsuyor. Acı çeken, burada kalmaya mahkum beden.Yaralanabilen de o. Kendisini bulup öldürmek için ava çıkmıştı. Hem avladı hem de avlandı.