7 Mar 2012

Peyami Safa / Matmazel Noraliya'nın Koltuğu'ndan

*
artık, hiç bir şey arzu etmiyorum ki keder duyayım.
öyledir de derunumdaki binihaye hüzün nedir? neden yolların, pembe güllerin üzerine, güneşin üzerine siyah bir tül gerilmiştir?
ben arzu etmemekten başka ne arzu ederim?


*
işittiklerim ve içeride de okuduklarıma ve felaketlerime sebep olan şuur ve hadisatın kaffesi bende insanlara karşı nefret ve merhamet uyandırmaktadır.


*
ey deniz, sen derunuma ruhumun akseylediği bir ayinesin. sende kendimi temaşa eylerim. suların göz yaşlarından mıdır? neden bu mertebe cana yakınsın?


*
iki oda arasındaki karanlık koridorda, ayaklarımın ucuna basarak hergün saatlerce yürür, yürürüm. sonu yoktur.


*
deli gibi eğlenmektense, akıllı gibi bu alemi temaşa eylemek insanın şanından değil midir?


*
ve zamanı unutmak için, artık oturduğum katta saat dahi bulundurmayacağım.


*
oh, oh, oh! şadol mahzun gönül şadol!
cevap geldi oh, oh, oh! şadol, mahzun gönül şadol cevap geldi.
içime doğdu. koltuğumda otururken içime doğdu. oh, oh, oh. şadol mahzun gönül, şadol ki öğrendim, karanlık duvarın ne olduğunu öğrendim.
içime doğdu. karanlık duvar benliğimdir. onu yıkmalıyım ki nura kavuşayım. Allah'a varayım. içime doğdu, edebiyete de öyle varılır.


*
ne arzu eyledimse aksi oldu.
bunda bir hikmet vardır ve bundaki hikmet bendeki arzuyu öldürmek değilse nedir?


***
Peyami Safa / Din İnkılap İrtica
Matmazel Noraliya'nın Koltuğundan Mistik Bir Parça
***

Hiç yorum yok: