19 May 2012

ZM / Müziğin Ruha Eşlik Ettiği Danslar Üzerine

Bana göre en üst sanat olan müziğin, vücutla oluşturduğu ahengin adı dans etmek. Bugün canlı müziğe gittim. Hopalı, gözlerinde ışıklar olan bir arkadaşımla. Müzikler Karadeniz uşaklarının ezgileriydi. Birkaç tanesine iç sesimle eşlik ettim.

*

Gözlerinde ışık olan arkadaşımın ince bir sesi var, şarkıların hemen hepsine mırıldanarak eşlik ediyor. Ben kavuşmuş kollarımla karanlık atmosferin içine dahil olmaya gayretleniyorum.  Kültürünün karakteristiğine hevesleniyorum. Şarkılarının fazlalığını, çalgılarının ruha dokunan ince, kasvetli seslerini kıskanıyorum.  Ne güzel diyorum, sisin ve çığırtkan yeşilin bu insanları. Tulumları, öfkeleri ve hıphızlı neşeleri.

*

Yazıya dansı çağrıştıran bir başlıkla niyetlendim, konu dağılmasın. Dans diyordum. Bana göre sanatın en üst biçimi olan müziğin en fazla alt başlığı olan dansı diyordum.

*

Dansa eşlik etmesi gereken bir kelime var illa; Ahenk. Vücudun ahenkle hareketlenmesi.  Öyle önemli bir kelime ahenk işte. Dans’a eşlik etmesi gerek.

Olmazsa, vücudunu sallayan insanları seyredersiniz çünkü. Vücut sallanmasına iner dans. Hazzın aşırısı erotik havayla birleşirse de bayağı seyredilemez kalır dans. Ruha ağırlık verir, ruhu acıtır. En iyisi dıştaki sesin, vücuttaki yansıması olsun ve ahenkle salınsın dans. Ne kaba ne de ayıp olsun.

*

Hopalı arkadaşım horona girdi. Uzaktan ona bakıyorum. Ölçülü oynuyor diyorum. Beğeniyorum oynayışını. Bana sen de gir diyor. O’na bir figür bile bilmediğimi söylüyorum. Doğruyu söylüyorum. Fiziksel inceliğin dansa yetmediğinin canlı kanıtıyım çünkü. Ahengin zerresinin bedenime etki etmediğinin de.

Ama ruhum dans edebiliyor. Ruhum etkisi altına girdiği her müzikle dans edebiliyor. Ayakta ince bir sap gibi dursam da dans edebiliyorum ben de.

*


Darcy & Lizzy
Aşk ve Gurur’da Lizzy ve Darcy’nin dans sahnesinin ilhamıyla vurgulayalım, sessiz olmalı dans ederken insan. O sahnede gelsin gözler önüne, romantizme gitmeyen dans yazısı eksik kalır çünkü.

*

1 de, dansın ana başlığı olabilecek hal dili var. Bedenin bir durumla, bir duruma tenasüp olması. Namazı getiriyor aklıma. O’na sergilediğimiz hareketleri getiriyor aklıma. “çirkin” namaz tanımı düşüyor aklıma. Hızlı, estetikten uzak, otomatiğe bağlanmış hareketlerim geliyor hatrıma. Utanıyorum kabalığımdan.

*

Bugün canlı müziğe gittim. Akşamı kollarımı kavuşturmuş bir şekilde masada oturarak geçirdim. Vücudumu hiç hareket ettirmedim, sallandırmadım. Ama tüm ruhumla dans ettim.

2012, mayıs 18

2 yorum:

Serapus dedi ki...

Dün akşam bu filmi üçüncü kez izledim. Tam da üstüne denk geldi yazın.
O sahneyi seviyorum ben de. Sessiz olmaları gerektiğini bilmesi Lizzie'nin, ama söylemesi gerekenleri de kendisinin söylemesi.
Güzel hepsi.
Yazın da pek güzel.
:)

Zeynep M. dedi ki...

işaretlerle dolu küçük dünyamız.

*

aşk ve gurur, gerçekten çok güzel bir film Serapus.

hele hayattaki her türlü inceliğe kafa yormuş insanlar için.

yazıyı beğenmene sevindim.
:)