17 May 2012

Oscar Wilde Adındaki Bir Adam'ın Nasıl Olduğu ve Yaşadığı Üzerine

“Hayatımın en büyük dramı nedir biliyor musunuz? Ben bütün dehamı yaşamıma harcadım, eserlerime yalnızca yeteneğimi harcadım”

*

Yunan filozofları gibi Wilde da bilgeliğini yazıya dökmez, konuşmasıyla ve yaşamasıyla aktarırdı.

*

Wilde o zamanlar yalnızca yaldız uçlu sigaralar içen ve sokaklarda elinde bir ayçiçeğiyle dolaşan adamdı.

 *

Hiçbir zaman karşısındakini dinlemez, düşünce kendi düşüncesi olmadığı sürece onu hiç ilgilendirmezdi.

*

En ustaca öyküleri, en düşündürücü hicivleri, bu iki ahlakı yani Pagan natüralizmi ile Hristiyan idealizmini karşılaştırmak ve Hristiyan idealizmini anlamsızlaştırmak amacını taşırdı.

*

“Sanıyorlar ki” dedi Wilde “bütün düşünceler çıplak doğar. Benim ancak masallarda düşünebildiğimi anlamıyorlar”

*

“İki tür sanatçı vardır” derdi.  “Bazı sanatçılar yanıtlar, ötekiler de soru sorar. Bazı yapıtlar bekler, uzun süre boyunca anlaşılmazlar; bunlar henüz sorulmamış sorulara cevap getirenlerdir”

*

“Artık sanat eserinden kaçıyorum, artık yalnızca güneşe tapmak istiyorum

*

“Benim görevim müthiş eğlenmek” diyordu.

*

Mutluluk değil! Kesinlikle mutluluk değil. Zevk! İnsan her zaman en trajik olanı istemeli.”

*

“Dünyadaki en büyük, en güzel şeyin merhamet olduğunu anladım.”

*

“Hayır, dostum hayır; hepimiz aynı acıyı çekiyoruz.”

 *

“Şuraya yanıma oturun” dedi.  Artık o kadar yalnızım ki

*

Oscar Wilde, Beaux-Arts Sokağındaki sefil bir otelde öldü. Cenazeye yedi kişi katıldı, üstelik hepsi mezarlığa kadar gitmedi.


André Gide / 1901, aralık
De Profundis Önsözü’nden

Hiç yorum yok: