9 Kas 2012

ZM / Rugan Ayakkabılardan Vazgeçen Derviş

böylesine yürümek -mümkün olabilse-
bugün ‘son kez’ vedalaştığım büyük arkadaşım’a ithafen.

*
Bakışları ayaklarına kayar olmuştu birkaç gündür genç kızın. Sıska bacaklarının bitimindeki topukları yaralanmış zayıf, beyaz ayaklarına. Yeni alınmış kahverengi kadife -neredeyse erkek ayakkabısı- ayakkabılarının kaprisi topuklarına yaralar bırakmıştı. Parlak zeminler üzerinde tak tak ‘ben geldim’ sesi bırakmayan ama sağlam, yol için, uzun yol için, yürümek için uygun ayakkabılardı ayaklarındaki.

‘Zehirli cümleler var’ diye geçirdi içinden, yolda yine ayaklarına bakarak yürürken. Aklına yapması icap eden bir iş geldi, hızlı adımlarla mağazaya yöneldi. Gündelik elbiselerin ve elbiselere uygun tarzdaki ayakkabıların oluştuğu kısımdan uzaklaştı. Gitmesi gereken bölüme; şık ve iş kıyafetlerin olduğu kısma yöneldi.
Hızlı adımlarla aranırken, birden gözü ince topuklu, siyah rugan bir çift ayakkabı’ya takıldı. 3-4 saniye gözleri ayakkabıda takılı kaldı. Donuklaştı. Aklına yine zehirli cümleler geldi.  Sonrası 1 saniye bile sürmeyecek zihindeki anlık görüntü tasarılarıyla devam etti. İnce topuklu, siyah rugan ayakkabılar’ı topukları yaralanmış ayaklarında düşündü. Ve ayna karşısında ayaklarındaki duruşunu. Ayakları zarif, silueti daha da ince gösteren, vuruşlarının parlak zeminde tak tak ‘ben geldim’ sesleriyle ince topuklu, siyah rugan ayakkabı’ların gerçekten de cezbedici olduğuna hükmetti.
Anlık bir yönelişle eli sivri topuklu, siyah rugan ayakkabıların tekine uzandı. Dokundu. Aklına az önce şimşek hızıyla aklından geçen görüntüler geldi. Kabine yönelmeyi düşündü ki durdu. Hiçbir şey yapmadan durdu. Birden gözlerinde keskin bir ışık, dudaklarında ince bir tebessüm belirdi.
Durdu. Hızlı, bedenine göre yere oldukça güçlü basan adımlarıyla ayakkabıyı aldığı yere bıraktı. Ona pek de aşina olmayan dik bir yürüyüşle ve sağlam adımlarla durduğu yerden uzaklaştı. Topukları yaralanmış, zayıf ayaklarını saran, yol için, uzun yol için, yürümek için en uygun ayakkabılar olan kahverengi süet, düztaban –neredeyse erkek ayakkabısı- ayakkabılarına baktı.

Bir an kulakların ulaştığı her yerde ‘lonely shepherd’ melodisi -1 dakika 39 saniyesinden itibaren- yankılanıyor sandı.

Yüksekçe bir yere bakar gibi;
zafer'le gülümsedi.
*

2012, kasım 9.

-ferrarisini satan bilge'den bozmaca, ironik başlık-

2 yorum:

cevüz dedi ki...

neden

ZM dedi ki...

neden, neden?

*

içimi kandırmıyorum efendim, söylemiştim. bir konuda güdülendi isem onu yazıyla dahi olsa, boşaltıveriyorum. yoksa kokuyor. içimdeki çöplük için yazılar düzdürüyorum biliyorsunuz.

ama madem neden dediniz, size kayıtsız kalamam.

ne kadar absürd, çirkin olsa da cümlem onu güzel noktalamak istediğimden efendim. nokta'm hep güzel olmalı. yoksa boş yere cümleler kurduğum için yazıklanırım. -ama pişman değilim, bu yazı için pişman değilim-

size bahsetmeyi düşündüğüm şeyle de alakalıydı biraz. gerek kalmadı artık.

*

uzak'lanmayın bana.