14 Şub 2013

ZM / 404 : Fatal Error, Kayıp Sene

elimde değil; "CaNıM YanıORR"
2012’yi kaybettim. Birkaç yazı dışında tek bir şey kalmadı bu yıla ait.

Tuşlara sıkıntı basarak başlattığım, 4 yılı aşkın süredir sürdürdüğüm sanal günlüğümün 2012 kısmı yok oldu çünkü –diğer yılları geçirmiştim- Yüz küsür kayıt yok oldu. İki üç günde bir muhakkak yazdığım, ruh tahlillerim, küçük keşflerim, kendime kendim için tuttuğum tüm bu kendi raporları yok oldu çünkü.
Kendimi eksilmiş hissediyorum, çalınmış hissediyorum.  Müflis hissediyorum. Cümlelerim dışımda ne kalıyor ki zaten. Tüm bu senelerden bu cümleler dışında ne kalıyor ki zaten. Her şeyi o cümleler hatırına yaşamıyor muyum zaten. Ama şimdi hiçbiri yok.  22 yaşımı kaybettim. Aptallığım yüzünden, üşengeçliğim yüzünden. Önce tuşlara basayım, sonra özenle defterlere geçiririm takıntısı yüzünden.

Nefret ediyorum üşengeçliğimden. Tembelliğimden. Deftere el yazımla geçirmem gerekiyordu, saatlerini bile özenle kaydettiğim o sanal cümleleri el yazımla, emeğimle defterlere, ajandalara kaydetmem gerekiyordu çünkü. Saklamam gerekiyordu çünkü. Ödevimi yapmadım. Yapmam gerekeni yapmadım. Aptal bir güncelleme ve hokus pokus. Sanal her şeyden nefret ediyorum bazen.
Bilgisayarlar formatlandığı zaman yaşanan sanal kayıplar için yazıklanmak değil bu.  Hakikaten eksilmiş hissediyorum. Cümleler için yaşıyorum, yaşamak, keyf almak için yaşamıyorum ki ben. Atsaydım, yaksaydım, savursaydım umursamazdım, üzülmezdim. Ahmet Cemil’in Mai ve Siyahını yaptığı gibi yapsaydım zevk bile alırdım. Ama şimdi öyle mi. Şimdi hiç öyle mi. 22 yaşım yok.

Bağımlıyım evet. Evet, bir tür bağımlılık bu. Kaybetmekten ölesiye korkmak bu. Bazı şeyleri asla atamayacak olmanın yarattığı takıntılı, obsesif bir bağımlılık bu. Oyuncaklarımı attığım zaman da olmuştu, bebeklerimi attığım zaman da olmuştu. İlkokuldaki hatıra defterimi alay edip attığım zaman da olmuştu. Çünkü ben, kendimle ilgili her .ok söz konusu olduğu zaman hiçbir şeyi atamıyorum, hiçbir şeyden vazgeçemiyorum. Çöpçüyüm. Çöplerin içinde yaşıyorum. Çöplerin içinde salak salak rüya arıyorum çünkü.
Oh, oh. Oh, mis gibi. Güzel oldu. Çok güzel oldu. Sırıt şimdi.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Blogumu tamamen silip atmak istiyorum çoğu kez,ama bir şey henüz engel oluyor.Yazılarımın taslakları yedekte dursa da. Ama bu burada yazmak işinde bir iş var...Ben'likten yalnızlığa kadar bir sürü..N.Narda

ZM dedi ki...

ben henriette mektubu değerinde bir şey bulup, havaya uçuracağım N.
sonra da müzeciliği bırakıp, sandıkçılığa döneceğim. -möhü-

müziği, sinemayı, yazı'yla mukayese ettiğim çok oluyor ama kalem hepsini yeniyor sonuçta.

cevüz dedi ki...

sanal kayıp denince aklıma hep-lise yıllarında vaki olan görmediğim ancak tahhayyülümdeki ağlamaktan şişmiş, maymundan kurbağaya evrilmiş- me ge hemşire geliyor

Z. dedi ki...

onu bendeniz görmüştüm efendim. muazzam idi.