2 May 2013

Şerh Edilmiş Şarkılar IV / Teoman, Ne Ekmek Ne De Su

 

Kara gökyüzü ve kara deniz manzaralı gece yarılarından birinin keşiflerindendi o da. Bir şarkının aslında bir münacaat olduğu keşfi. Bir ölümlüye yazılmıştı belki. Ama benim için tam anlamıyla o an’ın şarkısıydı.

19 yaşındaydım. 9. Katında bir terasın, bir gece yarısı, üzerimde eski, kara, kapşonlu montum, yarasa, karga gibi hissederken halimi, terası turlaya turlaya dinlemiştim ve demiştim; bu şarkı bir ölümlüye yazılmış olamaz.
 
*

“Uyanıver gökyüzüyle sonsuzluğa”

(Sözlerin arkasındaki müzik çok güzel. Soluk alıp-vermeyi anımsatıyor. Ya da daha tanıdık bir ifadeyle bir hasta’nın iniltilerini. Gökyüzüne bakıyorum, yıldızlara bakıyorum. Sonsuzluğun yanıp sönen o milyonlarca ışıklarda parıldadığını seyrediyorum.)

“Unutuver hatırlarsa ellerin”

(Duaya bir atıf mı?)

“Süzülsün dudaklarından yıllar boyunca
Son bir nefes, acın katlanınca

Bana yoksun biliyorum
Usul usul eriyorum
Kararıyor gözlerim
Yorgunum”

(Yeisteyim. Her şey çok kötü. Belki vize tarihlerini dahi unuttuğum, umursamadığım günler. Sözlerdeki acınası ve tam anlamıyla hasta ifadelerde rahatlıyorum ama. Düşkün olmaktan tuhaf bir zevk duyma aşaması. Mazoşist ama soylu, halinden memnun ıstırap.)

“Yığılır kalır yüreğim dolu, gözlerimde
Tar atar deniz, geceler indiğinde”

(Gökyüzü bulutlu. Gözler bulutlu. Üzerinde ışıklar oynaşan denize bakıp, şarkının bu an için yazıldığı hissi. Kendimi o an’da kaybediyor hissi. Gecenin soğuğundan ve kara’lığından hoşlanma hissi.)

“Ne ekmek ne su
Sensizlik korkusu
İstemem yeter ki sen
Yanımda ol yeter”

(Belli değil mi. Aşikâr değil mi.)

*

Artık böyle şeyler hissedemiyorum pek. Bulutun ve yağmurun ikliminden koptum da bir hayli. Ama güzel. Bu şarkıyı her duyuşumda, rastgele modundan her çıkışında, o içinde zerre beşeriyetin olmadığı, adlandıramadığım tuhaf bir aşk halinin olduğu o “keşf geceleri”ni anımsamak güzel. O yaşım, o halim ve tek’liğim güzel. Çok güzel.

Belki, teklif etseler, sonsuz’a kadar, o an’da kalabilirdim. Mümkün olabilseydi.

3 yorum:

oz dedi ki...

Bir arabeskçiye, rock sevdirir, senin şu anlatışların... Rock'ın hatırına olmasa bile, sırf yazdıklarının hatırına...

ZM dedi ki...

oz;

sadece arabesk dinlememeleri şartıyla arabesk dinlemekte/sevmekte bir sorun yok.

elbette güzel yormacaların da katkısı var ama şarkı hatırına bence.

oz dedi ki...

Elbette bir sorun yok! Aklıma o an, o örnek geldi sadece...

İkisi de diyelim o halde...