14 May 2014

ZM / Ameliyatımı İcra Ettim

Goya, Herkesin İyiliğine Karşı
Bu aralar aklıma birkaç kez gelmiş bir adamdı. Ve epigraf rastgele modundan o şiir: Enis Batur / Yanlış Mesel: Beşir Fuad'a ithaflı.

Belki liseden bile önce okunan bir kitaptaydı Beşir Fuad. Kitabın ismi de "Meşhurların Son An’ları"ydı. Muhafazakâr bakışlı bir derlemeydi. Ama çocukluktan yeni çıkmış küçük bir bünyede tesiri fazla olmuştu. Özellikle kayıtsız, hissiz o ölüm anı donukluğunun. Yazarın kanıyla yazdığı kırmızı satırlarının. “Ameliyatımı icra ettim” donukluğunun.

Tanzimat, Servet-i Fünun ve Fecri Ati. Osmanlının bu zamanlarını hep sevdim, ama tarihi ve siyasi yansımalarıyla değil. Sadece edebiyata sinmiş ruhunu. Beşir Fuad’ın da imansızlığını değil, Tanpınar övgüsüyle “ölüm mistiği” oluşunu sevdim.

Bir adam; hissiz, akılcı ve natüralist. Ve tıpkı bir deney olan ölümü miras biz korkak intihar meraklılarına. Bir adam; damarlarından sızanı mürekkep yapıp, “insanlığa bir faydam dokunsun” diyerek işte bu ölmek üzere an’ını bırakıyor. Biz ölüm mistiklerine. Biz ölümde yaşamak’ın cevabını arayanlara.

"Ameliyatımı icra ettim, hiçbir ağrı duymadım. Kan aktıkça biraz sızlıyor. Kanım akarken baldızım aşağıya indi. Yazı yazıyorum, kapıyı kapadım diyerek geriye savdım. Bereket versin içeri girmedi. Bundan tatlı ölüm tasavvur edemiyorum. Kan aksın diye hiddetle kolumu kaldırdım. Baygınlık gelmeye başladı."

1887, şubat 5. 

*

Bu satırların ilk kısmı rastgele modundan çıkan şiirin hemen ardından yazıldı. Ve otobüsle gitmenin en güzel tarafı etraf seyir edilerek.

Akşama bulutların ölmesi, güneşin çekinip çekilmesi ve rüzgârın uğultusu kalmışken.

Ve bir keşf;
Rüzgârda ölümün uğultusu var.

Ve sesi, eski ruhların.

10 yorum:

la petite mort dedi ki...

hep şunu merak ederim, baldızı gelmeseydi ne yazacaktı acaba?

N.Narda dedi ki...

Fuarda Murat Gülsoy bahsedince tuhaflaşmıştım bundan...Bilmezdim...Bu aralar okumamam gerekenlerden sanırım...

rüzgarlar değişsin

Z. dedi ki...

la petite mort;

ben de o satırların o an'ı zayi ettiğini düşünmüştüm.

ama en çok da kanın dağılması yüzünden okunamayan ve son sözlere dahil olamayan kalan satırları düşündüm, özellikle de "baygınlık gelmeye başladı"dan sonrasını.

Z. dedi ki...

N;

sizde bir melankoli var, burdan dahi hissediyorum uğultusunu..

ama uğultular güzel seslere dönüşsün, "37" kez çalsın ve "canon in d" havasında melodiye dönüşsün.

o zaman uzunluktan yakınmak bir yana şükredeceksiniz.

selam ve güzel dilekler.

deeptone dedi ki...

heey alesde başarılar. sanırım öğretim görevlisi olmak istiyorsun. ankara demiştin. hadi ama çok çok başarılar dilerim. edebiyatla ilgilisin sanırım. hacettepe, dtcf gibi bir okul olmalı. ne güzel. hadi istediğin olsun bu yaz. :)

deeptone dedi ki...

aklıma gelmişken, batur pek severim, beşir fuat ilginç evet, gülsoy'un bilgi'de yazarlık dersleri pek hoş, onun kurslarına giden çok, orda yüksek lisans yapabilirsin bak, konu o yazarlık masterı, bir de ali ural'ın var popüler. tanpınar da da pek severim. gülhane'de müzesi var. orda gidip kitap okuyorum. bir de onun eşyaları var orda, pala'nın pamuk'un livaneli'nin vb. tanpınar aslında bizde henüz pek sevilmedi. pek tanınmıyor. öle işte aklıma geliverdi :)

Z. dedi ki...

Deep;

Ales, edebıyat ve dtcf klasmandısı. Ama felsefe yuksek lısansa hıckımse ıtıraz etmez. Edebıyat da eskı'lerden bır tutku sadece.

Alı ural'ın kurslarını duydum, murat gulsoy'u ıse yenı duydum. Tanpınar'a ıse dıyecek hıcbır sey yok. Adam hakıkaten ustad.

Bu arada kıtap en guzel gece, sarı mum ısıgında ve yatarken okunur.

deeptone dedi ki...

:) eh hadi başarılar sana :)

kitap her yerde okurum valla her an her yerde yürürken bile okuyorum. metro merdivenleri metro kafe :)

Z. dedi ki...

eh(!) bir başarı olacak zaten.

ben her an okuyanlardan değilim ama otobüste okuyanlardan olabilirim, giderken okumak güzel çünkü.

metro cafe de dahil, cafelerde okumak yerine yazmak daha güzel bence. gerçi denemedim hiç. :)

N.Narda dedi ki...

Güzel dileklere kapım her zaman açık.
Teşekkür ve tebessüm.