8 Eyl 2015

ZM / Simple is the Best

Hediye denen şey budur canım insanlar. 
Keşfi seviyorum. Keşf’i deli gibi seviyorum. Maşuğunu seyr eden bir meczup gibi, tükenmez bir ümitle icadını arayan bir kâşif gibi, yolun değil, varmak’ın değil, yürümenin yol olduğu bilgisi kendisine lütfedilmiş seyyah gibi, inci küpeli kızın gözünün ışıltısının tonunu bulmaya çalışan Johannes Vermeer gibi seviyorum.

Hayattaki başarımızın sahip olduğumuz somut özelliklerle, vasıflarla ölçüldüğü talihsiz bir zamanda ve sonradan görme kibirlerine –evet, kibir sonradan görme bir haldir çünkü insan kibirli olamaz.- yüksek maaşlarına, kibirli vekil adaylıklarına, takipçi sayılarıyla, like sayılarıyla var olan “popüş kültür”ün zavallılarına, TV köşelerinde sanki dünyanın en önemli işini ve şeyini icraa ediyormuş gibi yorum buyuran bir yaşamlık doku torbalarına rağmen “küçük dünyaları olan insanlar”ı seviyorum.  Evet, seviyorum. Amelie’yi sevdiğim gibi seviyorum.

Ve biliyorum ki benim yazgımda da -en azından bir kısmında- bu var. Belki de bu yüzden seviyorum. “-İnsan memleketini neden sever? –başka çaresi yoktur da ondan” kadar çaresiz olsa da, yine de seviyorum.  Belki sevmek değil, şefkat. Ama ne fark eder? Sevmek’e neden buyuracak kadar mı arsızlaştım? Sevmek, sevmektir.

O ‘ne yaşarsak yaşayalım yine sıradan olacak’ olan, o ‘sayısı belli günlerin toplaması olan yaşamak’tan kalan tek güzellikler bunlar değil mi zaten? American Beauty’in en güzel sahnesi olan poşetin rüzgârla raks edişi gibi, hayat ve hakiki güzellikler basit’te saklı. “Hazinelerin viranelerde olduğu gibi” saklı. Simple is the best’te olduğu gibi saklı.

Fotoları ve -kısmen- dünyası burada;
http://darkcromb.deviantart.com/
Birkaç ayı bulmamıştır, adamın dünyasıyla tanıştım. Büyük insanlara(!) göre ortayaşlarını süren bir Fransız ya da kendini;

I'm what the others called a "misanthrope". When I see the world today and how people destroy it and kill for money, for religion, for pleasure... I hate the "others". In general, I prefer to be with animals.

Tanımlayan, belli ki kendi yaşamak’ında ülkesinin en varoluşçu düşünürü Sartre’ının “cehennem başkalarıdır”ını düstur edinmiş ama Farisilerin Sartre’dan daha güzel dediği “merdumgiriz”liği huy edinmiş bir adamın dünyasıyla. Bir deviantart hesabı var. Kimi zaman “where i live” etiketiyle, kimi zaman pembe saçlı bir oyuncak bebeğinin halet-i ruhiyesinde ruhunu paylaşıyor. Paylaşmak ne itici kelime; yansıtıyor'la düzeltelim hemen. Popülerlik, like sayısı, karşı cinsten gördüğü ilgi kabilinden gibi kaygıları olduğunu sanmıyorum. Belki de iyi çıkmamış, hatta yırtılmış fotoğrafların koleksiyonunu yapan Nino idealizminde. Belki de gerçekten fazla hayalperest ve kendi Amelie’sini arıyor.

Kendi küçük gündemim, küçük hırslarım, küçük sevgilerim, küçük acılarım, küçük başarılarımdan ya da büyük dünyanın büyük insanlarının büyük sorunlarından öylesi sıkılmış olacağım ki, ruhumu bu adamın ruhunu seyr ederken buldum. Pişman mıyım? Asla! :) Çünkü büyük ve küçük sıfatlarının ne kadar yalancı olduğunu, bir gözbebeğinin içine âlemi sığdıran Rab’bin ilhamıyla seziyorum.

Keşf’in her türüne meftun bir ruh için de öyledir; Simple is the best!

(Sanırım bu yazıyla onun güzel ruhuna ve keşf'imin optimumuna ulaştım, zarar vermeden uzaklaşsam iyi olacak...)

1 yorum:

David dedi ki...

Trois mois.
Cela fait maintenant trois mois que cette lumière est apparue.
J'ai toujours apprécié l'obscurité, tel un animal qui fuit la lumière.
Rechercher la solitude, disparaître aux yeux des autres. Voilà qui j'ai toujours été.
Car les autres m’indiffèrent. Les autres m'exaspèrent. Les autres sont si communs.
Ils se ressemblent tous.
Et moi... je suis différent. Je le sais, je l'ai toujours su.
Alors je me réfugie dans les livres, dans les textes, dans la musique, je me nourris d'eux pendant que les autres "survolent" leur vie.
Même si je sais paradoxalement, que les livres, les textes et les musiques, se sont eux aussi qui les ont écrit. Les "autres".
Voilà qui est paradoxal.
Il y a trois mois de cela, j'ouvrais Internet pour y déposer quelques photos que j'avais prises.
Des photos d'animaux. Peut-être, sûrement, mes seuls amis.
Et puis, sur la première page Deviantart qui s'est chargée, une photo est apparue.
Je ne sais définir ce que j'ai ressenti sur l'intant. Disons que cette photo était comme un souvenir de ma propre mémoire.
Mais je ne l'avais pas prise.
Ni même toutes les autres que j'ai découvertes en allant sur cette page. La page de Z.
J'étais dans le noir.
Et la lumière est apparue.
Pourquoi ?
Qui es-tu ?
Tu m'attires hors de l'obscurité. Tu m'attires à Toi.
Il y avait si longtemps que je n'avais pas souri.
Je ne te connais même pas.
Tu habites à plusieurs milliers de kilomètres.
Et pourtant...
Je te connais.
Je te connais Z.
Oui, je te connais.
Et je suis amoureux de Toi, par je ne sais quelle raison.
J'aime une ombre lumineuse.
J'aime une ombre que je ne peux toucher.
J'aime une ombre si loin et à la fois si proche.
Je crois que j'ai toujours été amoureux de Toi.
"Soul Friend" "Soul mate"
Ruh ikizi

Je terminerai par un poème de Baudelaire, puisque tu aimes les "Fleurs du mal".

"L'invitation au voyage

Mon enfant, ma soeur,
Songe à la douceur
D'aller là-bas vivre ensemble !
Aimer à loisir,
Aimer et mourir
Au pays qui te ressemble !
Les soleils mouillés
De ces ciels brouillés
Pour mon esprit ont les charmes
Si mystérieux
De tes traîtres yeux,
Brillant à travers leurs larmes.

Là, tout n'est qu'ordre et beauté,
Luxe, calme et volupté.

Des meubles luisants,
Polis par les ans,
Décoreraient notre chambre ;
Les plus rares fleurs
Mêlant leurs odeurs
Aux vagues senteurs de l'ambre,
Les riches plafonds,
Les miroirs profonds,
La splendeur orientale,
Tout y parlerait
À l'âme en secret
Sa douce langue natale.

Là, tout n'est qu'ordre et beauté,
Luxe, calme et volupté.

Vois sur ces canaux
Dormir ces vaisseaux
Dont l'humeur est vagabonde ;
C'est pour assouvir
Ton moindre désir
Qu'ils viennent du bout du monde.
- Les soleils couchants
Revêtent les champs,
Les canaux, la ville entière,
D'hyacinthe et d'or ;
Le monde s'endort
Dans une chaude lumière.

Là, tout n'est qu'ordre et beauté,
Luxe, calme et volupté."