24 Ağu 2013

Şerh Edilmiş Şarkılar V / Mvö, Son Sabah


Mor ve Ötesi’nde en sevdiğim şey, ümitsizliği üstelik lirik biçimde çok güzel ifade etmesi. Ümitsizlikten daha lirik bir duygu olabilir mi. Ya da 'mutsuz son’dan daha vurucu bir final filmlere.

Bu şarkı çok iyi. Sözleri, tınısı, diğer vokalin sesi ve adını bilmediğim bir enstrümanın nakaratta coşturduğu sesle. –mızıka?- Aşk şarkısı ama ben sonda saklı cevabı ümit olarak güzelliyorum ve sevmeye devam ediyorum.

*

"her şeyden bir şarkı çıkmaz ya
her şarkıdan da çıkılmaz ya"

Nasıl başlayacağını bilmeyen, aslında şiirini başlatamayan sıkıntı, iyi bir şeye vesile olmuş ve güzel bu söz oyununu yapmış, “her şeyden bir şarkı çıkmaz ya” ve elbette “her şarkıdan da çıkılmaz ya” Çünkü bazı şarkılar kara deliktir.

 "kalbin de ruhun da farkında
hikâyen bitmemişti aslında"

Hikâye derken neyi kast ettiği açık değil ama şarkının en azından bir yönüyle ümitsiz bir aşkı ayan etmeye başladığı yer burası. Kalp, ruh’la destek de buluyor.

"hakikat neye yarar göz yalansa
bilsen hiç ağlar mıydın sonunda"

Mvö’de sevdiğim bir şey daha. Feridün Düzağaç ne kadar edebiyse, Mvö o kadar filozofane. –iyi günümdeyim, kolay övüyorum- “bilsen hiç ağlar mıydın sonunda” iyi bak, sabret, hatta neredeyse şerde hayır, hayırda şer var güzellemesi yapacağım.

"duyar mı ki, anlar mı sorunca
koca bir an yansın mı karşımda"

An yanmak? Şair burada ne demek istemiş acaba?

"belki son sabahtır
belki de bahardır
al, aklımı al da, yerine koy zamanı"

Nakarat ve dinlemesi en güzel yer şimdi. Belki son sabah, belki de bahar. Ne güzel 2. Ne güzel ama aslında ne kaka, ne berbat bir şey. Aynı anda hem delice mutlu, hem bin kahırlık umutsuz edebilecek tek şey’in belli olmaya başladığı, cevaba yaklaştığı yer şarkının.

"baş-ka biir karan-lık
istemem ki ar-tık"

Ah ne güzel münacaat.

"rüyadan güzelse
bu aşktır."


Son darbe. En kısa haliyle şarkının sonunda parlıyor şimdi. Rüyadan güzelse. Yapacak bir şey yok. Yapacak hiçbir şey yok. Direnebilecek bir nokta. Bir savunma. Ve kaçacak bir delik.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Söz konusu 'insan' olduğunda, bir ihtimal/bir nokta/bir savunma/bir delik her zaman vardır; oysa öylesine yok görünür ki... En çok, 'aklımı al' ifadesi dikkatimi çekti, 'olmamayı' anımsattığı için olsa gerek, aynı şekilde, 'an yanması' ifadesi...

Yeis olmadıktan sonra, 'başka bir karanlıkta' mahzur yok!

Rüyadan güzelse, uyanmak dışında, haklısınız, yapacak bir şey yok... 'her güzel şey bitermiş', gibisinden bir şey kast etmedim, 'uyanmak' derken, trajik bir son meraklısı da değilim :)

'gerçek lan bu gerçek' ifadesini çok severim sadece...

kısa kesmeye çalışıyorum, doğal olarak yeteri kadar net olmuyor/olmayacak ifadelerim, çam sakızı çoban armağanı misali kabul eyle...

Güzel'ce c.c...

Zm dedi ki...

"insan bir damla kan ve bin endişeden ibarettir." diyen Sadi-i Şirazi çok güzel söylüyor.

nakarat kısmındaki o ifade çok güzel kesinlikle: "al aklımı al daa"

belki her şey düş, belki yaşam bir rüya. ama rüya'dan da güzel şeyler var şarkıya bakılırsa.

hediyeyse netliğin ne önemi var, sade, öz, içten olsun yeterli.

iyi dileklerle.