8 Ara 2012

ZM / 1 Gün

resmin kendi hali;

-burada yazılanlar doğru ama mütemadiyen değildir ve elbette sanat sanat içindir-
Her sabah aynı dünyaya, o bildik dekora göz açmak ne tuhaf. İrkilerek, sıçrayarak uyanmak ne tuhaf. İlk 5-10 saniye kim olduğunu dahi hatırlamadan, gördüğün, algıladığın her şeyi anlamlandırmaya çalışmak ne tuhaf.

Yıllardır, her sabah uyanmalarım ne tuhaf.

*
Işıklı bir evde –öyle diyorlar- gözünü aç sabaha. Sabah namazı kılmış olmanın huzuru olsun içinde. Fazla sürmesin huzur.

Yüzünü ve kendini en çok gösterdiğine selam çak. Ayna’yı boş gözlerin, şişmiş ve değişmiş suratınla selamla.

Yine okundu öğle.  Hep okunur öyle. Farzın yettiğini farz et ve farzından dahi çaldığın vakitle yüzüne fondöten sür. Yüzün kendi’n görünmesin. İyi sakla kırmızıları. Kırmızı’ya karşı önlem al. Ugly but cool, büyük tişörtü giy. Bir şey yemeden evden çık.
Vakfa git. Vakf et. Çocuklara şirin görün. Eğitmeye can at, eğitim gönüllüsü ol. Çocuklara bilgisayar öğret. Evet ablacım, tamam mı ablacım de.

İkindi kolektiften ahbapların ‘akşamdan kalma’ evine git. Akşamdan kalma mezelere ve bardaklara bak. Gürcü şarabının yanında kaçmış ikindiye yazıklanıp, dün kafa çekilen yerde akşamı eda et.
Akşam başka, daha başka vakfın söyleşisine git. Haklı ve öfkeli olmalı adamı’nın Suriye’de çektiği acıları dinle. Esad’ın kaka bir adam olduğuna, Suriye’nin direnişinde ne kadar haklı olduğuna bir daha hükmet. Yanındaki çarşaflı kadının hiçbir tepkisinden etkilenme.  Gittiğin her yerin yabancısı ol.

Yolda biriyle selamlaş. Adının Fidel mi, Büşra mı olduğunu bile kestireme.
Eski sokağın, uzuun yoluna düş. İçeri geçmiş, gurlayan midenle markete gir. Abur ve cubur al. Eve git. Sudan sebeplere, en olmaz şeylere gül. Kahkahalar at. Dişleri yukarıdan aşağıya fırçala. Yüzünü ve kendini en çok gösterdiğine selam çak. Ayna’yı boş gözlerin ve bitkin yüzünle selamla.

Yatsı’yı eda et. Kulağa varolmayan ülke’nin, o belde’nin seslerinden aç. Cenin pozisyonuna geç. Uykulara ve karanlığa git.
*

Şşş. Uyudu.

Hiç yorum yok: